Hz MEHDİ’NİN ZUHURU ÖNCESİNDEKİ BÜYÜK ALAMET VE MAYA TAKVİMİ

Bu güne kadar gerek görsel gerekse yazılı basında 2012 ve Maya takvimi ile ilgili pek çok haberler çıktı ve konuyla ilgili pek çok yorumlar yapıldı.Bir çok insan 2012 de bir kıyamet bekliyor ,bir çok kişi ise bir şeyler olacağını sezmekle beraber merakla o tarihi bekliyorlar , haliyle bizde bu meraktan payımıza düşeni alacağız.Küçük bir not : Kıyamet Arapça'da ''Kıyam'' kökünden gelen bir kelimedir , Kıyam ise ayağa kalkış ,diriliş demektir.


Peygamber efendimiz (s.a.v), Hz Mehdi’nin çıkışı öncesinde meydana gelecek büyük bir alameti bildirmiştir.Bu önemli hadise Güneş’in bir alamet olarak doğmasıdır.


4.14 --- Naim b. Hammad ve Ebil Hasenil Harbi Harbiyat isimli eserlerinin birinci faslında Ali b. Abdullah b. Abbas’dan tahric ettiler.
O dedi ki: Mehdi, Güneş bir alamet olarak doğmadıkça çıkmaz.


4.16 --- Hafız Ebu Bekir b. Ahmet b. Hasan El-Beyhaki ve Hafız Ebi Abdullah ve Naim b. Hammad Abdullah Abbas (r.a.)’dan tahric ettiler,
Buyurdu ki: Güneş alamet olarak doğmadıkça, Mehdi çıkmayacaktır.
(Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler, Sayfa 33, Ahir zaman Mehdisinin Alametleri)


Bu hadislerden anlaşılacağı gibi Hz Mehdi’nin zuhurunun çok yakın olduğu bir tarihte ,Güneş her zamankinden farklı bir şekilde ,şıradışı bir şekilde doğacak ve bu harika olay da insanlar tarafından bilinip anlaşılacak, fakat aklın ihtiyarını kaldırmayacak bir olay olacaktır.Çünkü Güneş’in aklın ihtiyarını kaldıracak bir alamet olarak doğması , kıyamet öncesindeki en büyük alamettir ki ; o da Güneş’in batıdan doğması olacaktır. Oysa bu hadislerde belirtilen doğuş Hz Mehdi’nin müjdelenmesi demek olacaktır inşaAllah. (En doğrusunu Allah (c.c) bilir.)

Ancak burada vurgulamak istediğimiz bir nokta var ki o da şudur ; Allah (c.c) mutlaka vaadini yerine getirecek ve İslam’ı dünyaya hakim kılacaktır şüphesiz ve buna da Hz Mehdi’yi vesile edecektir ,ancak kainattaki her olay Adetullah’a (Allah’ın kainatı yarattığı anda koyduğu kurallara ) uygun olacaktır .Bu evren kanunlarının bir kısmı her gün yaşadığımız olaylar olsa da , bazıları yine bu kanunlar çerçevesinde fakat uzun zaman dilimlerinde yaşanan olaylardır. (En doğrusunu Allah (c.c) bilir.)


Bu alamet şeklindeki gün doğumu Maya’ların takvimlerinde belirttikleri , daha doğrusu takvimin son bulduğu tarih olan 21.12.2012 tarihi olabilir mi? Maya takvimini incelediğimizde çok önemli bilgilere ulaşıyoruz. Mayalar Güneş sisteminin hareket ettiğini biliyorlardı. Evrenimizin bile kendi çevrimleri vardı. Bu çevrimler gündüz ve gece gibi yinelenen periyotlarla başlayıp bitiyordu. Bu keşifler onları güneş sistemimizin bir elips üzerinde hareket ettiği sonucuna götürdü. Yani güneş sistemimiz galaksiye bir yakınlaşıp bir uzaklaşıyordu. Bir başka deyişle, Mayalara göre Güneşimiz ve onun gezegenleri Hunab-Ku dedikleri galaksi merkezine, galaksinin merkezi ışığına göre çevrimler içerisinde deviniyordu. Bu elips üzerinde güneş sistemimizin bir turu 25,625 yıl sürüyordu. Bilim dünyası bu gün bu büyük döngüyü ‘’PRESESYON’’ olarak adlandırmaktadır. Bir tam çevrime bir galaksi günü adını verdiler. Çevrim gündüz ve gece gibi benzer iki yarıya ayrılıyordu. Merkezi ışığa daha yakın olan yarı, güneş sistemimizin “gündüz”ü, daha uzak olanı ise güneş sistemimizin “gece”si idi. Her gündüz ve gece yaklaşık 12,800 yıl sürüyordu. Diğer bir deyişle, bütün güneş sisteminin Güneşi merkezi galaksiydi. Mayalar, her büyük çevrimin kendi içinde aynı karakteristik özellikleri taşıyan alt çevrimler barındırdığını da keşfettiler. 25,625 yıl süren bir galaksi günü, her biri 5125’er yıllık beş alt-çevrime ayrılmaktadır. İlk alt-çevrim galaksi sabahıdır. Bu dönemde güneş sistemimiz karanlıktan kurtulup ışığa kavuşmaktadır. İkinci alt-çevrim öğle vaktidir. Güneş sistemimizin merkezi ışığa en yakın olduğu dönem bu ikinci dönemdir. Üçüncü alt-çevrim öğle sonrasıdır (İkindi vakti de diyebiliriz). Güneş sistemimiz artık güneşten uzaklaşmaya başlamıştır. Dördüncü alt-çevrim gecenin geç saatlerine denk düşer. Güneş sistemimiz merkezi ışıktan en uzak olduğu alt-çevrim bu dönemdir. Beşinci ve son alt-çevrim ise gecenin son saatleri. Güneş sistemimiz son alt-çevriminde iken yeniden doğuş öncesi karanlığı yaşamaktadır. İşte bu son alt-çevrim artık sonuna gelmek üzere olduğumuz alt-çevrimdir. Mayaların gözlemlerine dayanarak ,söyledikleri gibi uygarlıklarının başlangıç tarihinden itibaren, yani  M.Ö. 3113 tarihine denk gelen 4 Ahau, 8 Cumku’dan itibaren bir çevrim,yani bir galaksi günü 21 Aralık 20012’de tamamlanacaktır. Galaksinin merkezinden güçlü bir senkronize ışın alan Güneş eksenini değiştirecek ve bu olay insanoğlunun Altın Çağ dediğimiz yeni bir döneme girmesine yol açacak olan büyük bir kozmik olay olacaktır . Mayalar Güneşimizin, yani Kinich-Ahau’nun muhteşem merkezi galaksi ile çok yakından ilişkili olduğunu biliyorlardı; bu merkezi galaksiden bir “ışık parıltısı” aldığını da. Bu ışık kıvılcımı, bilim adamlarının “güneş patlaması” dediği, Güneşin eskisine oranla daha yoğun parlamasına, bunun yanı sıra da Güneşin manyetik alanında değişikliklere sebep olmaktadır. Mayaların söylediğine göre bu 5125 yılda bir gerçekleşiyor.

BÜYÜK KIŞ GÜNDÖNÜMÜ GÜNEŞİ

Konunun başında belirtilen hadislere göre  Güneşin bir alamet olarak doğması  ise bakalım Mayaların takviminde ve günümüzün bilimsel bulgularında nasıl bir anlam kazanıyor!

 Bilindiği gibi 21 Aralık tarihi yılın en kısa günüdür. John Major Jenkins, 21 Aralık 2012'de gökyüzünde oluşan astronomik konumların, oldukça sıradışı birleşmelere işaret ediyor. Bunların en önemlisi, gezegenlerin ve Ay'ın üzerinde hareket ettiği, “Ekliptik” olarak adlandırdığımız “tutulum çemberi”nin, tam 21 Aralık günü Samanyolu'nun dünyadan görülen ekvatoral çizgisiyle kesişmesi. Bu kesişmenin, modern astronomik ölçümlere göre "galaksimizin merkezi” olduğu belirlenen noktada (süper karadeliklerden biri olduğu düşünülüyor.) gerçekleşmesi, bu tarihi daha da ilginç kılıyor. Ama daha ilginci, 21 Aralık günü Güneş'in de tam “gündönümü” sırasında bu noktayla aynı hizaya gelmesi. Astronomik deyişle “Gündönümü Güneşi”, Ekliptik ile Samanyolu kuşağının “galaksi merkezi” olduğu belirlenen noktayla aynı hizada kesiştiği koordinata yerleşiyor. Bu birleşim, Mayalara göre, “Güneşler” olarak adlandırdıkları devrelerin beşincisinin noktalandığı anı belirlemekte . Maya kozmogonisine göre, dünyanın geçmişi, 13 Baktun'luk (aşağı yukarı 5125 yıl) devrelerden oluştuğunu yukarıda anlatmıştık ve bunların her birinin bitimi, dünya için radikal değişimler ve büyük yenilikler içerir.Beklenen en önemli değişikliklerin başında ise metafizik değişimler gelmektedir, öyle ki pek çok araştırma ve iddiaya göre insanların ileri bir ruh hali alacakları ,zihinsel bulanıklıkların ortadan kalkacağı , ruhsal bir kuantum sıçraması yaşanacağı yönündedir. İçinde bulunduğumuz devre, Mayalara göre beşinci ve son devredir ve 13.0.0.0.0 tarihinde son bulacaktır. Bizim takvimimize göre sözü edilen bu tarih, 21 Aralık 2012'ye denk gelmektedir ki yapılan hesaplamalara göre bu büyük galaktik  kavuşumun saati dahi 11:11 GMT olarak hesaplanmıştır.O gün Güneş ‘’Bir alamet ‘’olarak doğacaktır inşaAllah.                       (En doğrusunu Allah (c.c) bilir.)


KUR’ANDA Kİ  İŞARETLER

 İslamiyette Hz Mehdi ve Mehdiyet  ‘’Güneş ‘’ ile  sembolize edilmiştir , çünkü         Hz Mehdi ve Mehdiyet ,  Hz Peygamber (s.a.v) zamanından beri müjdelenmiştir. Ahir zamanda meydana gelecek bu son derece önemli olay Allah’ın dilemesi ile İslamın dünyaya hakim olması ve Kur’anın bir Güneş gibi tüm dünyayı aydınlatmasının sembolüdür inşaAllah.

 Hadislerin ışığında ve Maya takviminden elde ettiğimiz bilgilere göre açıklamaya çalıştığımız bu  büyük galaktik dizilim ve Güneşin bir alamet olarak doğuşu hiç şüphesiz çok büyük bir alamet olması hasebiyle (En doğrusunu Allah bilir ) ve Güneş ile sembolize edilen Mehdiyetin bir alameti ise , Kur’anda bunu destekleyecek ayetlerinde  olması muhtemelmidir? Eğer bahsettiğimiz büyük kış  gündönümü Güneşi’nin doğumu ,Mehdi (a.s)ın çıkışına bir alamet ise Kur’anda da işaretler olduğunu düşünebiliriz ki ,  Fecr suresinde  önemli işaretler var gibi gözüküyor. (En doğrusunu Allah (c.c) bilir )

Bismillahirrahmanirrahim

1 Fecre andolsun,

2 On geceye,

3 Çifte ve tek'e,

4 Akıp-gittiği zaman geceye,

5 Bunlarda, akıl sahibi olan için bir yemin var, değil mi?

 Bilindiği üzere FECR kelimesi şafağın sökmesi ,tan yerinin ağarması ve Güneş’in ilk ışıklarının gözükerek karanlığı dağıtmasını anlatır.Bunun yanısıra sabahın ilk ışıklarını gören insanlarda bir mutluluk ve sevinç oluşması ,korkuların geride kalıp sükunetin hakim olmasını da belirtmektedir.Ayrıca surenin başında ‘’Andolsun’’ şeklinde yemin ile başlanması da bu olayın kesin olarak olacağına işaret ediyor olabilir.

Ayette geçen Fecr  (gündoğumu) ise sıradan bir gündoğumunu anlatmayacağı açıktır , o halde bu ayet bu yönü ile Büyük kış gündönümü Güneşine işaret ediyor olabilir ki , bahsi geçen 21.12.2012 tarihinde olması beklenen bu  büyük hadise aynı zamanda Mayaların belirttiği büyük çevrimin yani bir galaksi gününün biterek yeni bir galaksi gününün başlayacağı gündoğumu olabilir.Bu gündoğumu Fecr yani; yeni başlayacak galaksi gününün şafağıdır.(En doğrusunu Allah bilir)

 Surenin 2. ayeti olan ‘’On geceye’’ ayetinin izahından önce 3. ayette geçen ‘’Çifte ve tek’e ‘’  ayetinin neye işaret edebileceğini incelediğimizde  ise  bazı enteresan sonuçlara ulaşabilmekteyiz. Ayetin orijinal metninde geçen ‘’Şef’’ ve ‘’Vetr’’ kelimeleridir ki bu kelimeler çift ve tek manalarına gelmekle beraber mastar olarak kullanıldıklarında farklı anlamlarada gelmektedir  ancak kelimelerin asıl anlamlarını  tam olarak kavramak için bu kelimelerin Arapçada nasıl kullanıldığına bakalım.

İşte çoğunluğun kırâetinin feth ile olduğu, bunun da ancak sayı mânâsına Kureyş lügati bulunduğu için tefsirciler burada kesir kırâetlerini de bu mânâya yorumlayarak intikam mânâsını hiç itibara almamışlar; sayı ile ilgili olan çift-tek mânâları üzerinde yürümüşlerdir ki, şef ve vetr kelimelerinin karşılıklı olarak kullanılmasından açık olan mânâ da budur.   (Alıntıdır)

 Demek ki bu kelimelerin ayette de sayı manasındaki anlamları ile kullanıldıkları açıktır.Peki bu bize neyi işaret ediyor olabilir? Doğal olarak çift ve tek sayılara dikkat çekiyor diyebiliriz , bununla beraber hem en küçük çift sayı 2 ve en küçük tek sayı 1 dir.Ayrıca  bizden  bir çift ve tek sayı  söylenmemiz istense genel olarak çoğumuz hiç düşünmeden  2 ve 1 diye cevap veririz.

İşte bu ayette dikkat çekilen ve tekrar eden 2 ve 1 sayıları  konumuzun içeriği olan 21 . 12 . 2012 tarihinde art arda dizilmiş olmalarına bir işaret olabilir.                 (En doğrusunu Allah (c.c) bilir )

 Bu açıklamalardan sonra  2. ayette geçen ‘’On geceye’’ ifadesinin ne anlama gelebileceğine yorum getirmeye çalışırsak şöyle bir sonuca varabiliriz.Öncelikle  güneş sistemimizin Mayalarında takvimine esas olan  dünya çağlarının 5.sinin sonu olan 2012 tarihinde galaksimizin merkezinde bulunan kara deliğe en yakın noktadan geçeği ve bu dönemde galaksi merkezinden gelen kozmik bir ışıma ile tüm güneş sisteminin yeni bir senkronizasyona uğrayacağıdır. İşte bu ışımanın  en yoğun şekilde hissedilecek etkileri hemen bir anda veya bir günde olmayacak ve belli bir zamana yayılacaktır. Belki de ayette geçen  ‘’On gece’’, 21.12.2012 tarihinden sonraki on geceye bir işaret olabilir. Ayrıca basit bir hesapla görüyoruz ki 21 Aralık tarihinden sonra miladi yıl sonuna da tam olarak 10 gece vardır.Bu tarihten sonra başlayan 2013 senesi ise Mehdiyetin katlanarak artan bir hızla geliştiği ve  Hz Mehdi’nin zuhurunun çok  yaklaştığı , İslam Güneşi’nin parıldadığı bir devrin Altın çağın başlangıcıdır inşaAllah.

(En doğrusunu Allah (c.c) bilir )

 ‘’Akıp gittiği zaman geceye’’ buyrulan 4. ayette ise  yine Maya takviminde bahsedilen 5. çağ olan ve gece ile özdeşleştirilen dönemin bitmesi ve bir anlamda gecenin akıp geçerek sabahın olmasına işaret ediliyor olabilir.

‘’ Bunlarda, akıl sahibi olan için bir yemin var, değil mi? ‘’ buyrulan 5. ayette bu olayın akıl sahibi ve ilim sahibi kişiler için bir kesinlik ve deliller barındırdığına işaret ediliyor olabilir.

(En doğrusunu Allah (c.c) bilir )

Fecr suresinin bundan sonraki ayetleri de son derce manidardır ,özetle bahsedecek olursak zulümlerinden sonra helak edilen çeşitli kavimlerden bahsedilmektedir.Bu ayetlerde Mehdiyetin dünyayı  sarması  ve İslamın hakimiyeti ile de dünyadaki her türlü zulüm sisteminin sona ereceği müjdelenmektedir inşaAllah.

Son dönemde Dünya üzerinde cereyan eden pek çok ,dikkat çekici gelişmeler ki örnekler verecek olursak ; sosyal çalkantılar , ekonomik kriz , Dünya'yı saran doğal afetler ve bu olayların giderek artan bir hızla devam etmesi ;sabah olmadan önceki en koyu karanlık devreye veya doğum öncesindeki sıkıntıya benziyor. Hepimiz yeni bir çağa ve büyük bir doğuma hazır olmalıyız sanırım.


Ahmed TEVFİK

14.01.2011

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !