ÇANAKKALE NEDEN GEÇİLEMEDİ ?

Çanakkale destanı hiç şüphesiz bir milletin sahip olabileceği en büyük şeref sayfalarından birisidir. Burada bu destanı anlatmaya sayfalar yetmez ; bu zafer Türk’ün – dünyaya , imanın – küfre ve hakkın – batıla zaferidir. Tarih sadece tek bir destanı yazacak olsa o destan Çanakkale destanı olurdu . . .

Şehitlerimizin aziz hatırası için birkaç şeye dikkat çekmek ve bu zaferin nasıl kazanıldığına dair örnek vermek gerekirse şunları söyleyebiliriz ki ; Çanakkale savaşının kaderini etkileyen iki önemli olay vardır. Bunlardan 1.si NUSRAT mayın gemisinin döktüğü mayınlardır, bu mayınlar sayesinde düşman donanmasına ait zırhlılar Çanakkale boğazının sularına gömülürken geride kalan düşman donanması adeta bozguna uğramıştır.

‘’Birbiriyle karşılaşan iki toplulukta size büyük bir ibret vardı: Bunlardan biri Allah yolunda vuruşuyordu. Diğeri ise kâfir idi. O kâfirler Müslümanları, bizzat gözleriyle kendilerinin iki misli görüyorlardı. Allah, dilediği kimseleri nusratıyla destekler. Elbette bunda görecek gözleri olanlar için alınacak ibret vardır.’’
                                                  Âl-i İmrân suresi (3:13)
 
Bu ayet-i kerime Kur’an da zahiri yönü ile Bedir harbi için inen bir ayettir ve 3.sure 13 ayet yani 313 sayısına işaret ile Bedir ashabının sayısını vermeside ayrı bir mucizedir.
 
2. önemli olay ise kahraman ,babayiğit Seyit onbaşı’nın 275 kiloluk top mermisini sırtlaması ile ilgili bilinen hadisesidir.
Şimdi de bu efsanevi kahramanlığı, Çanakkale Savaşı kahramanı Seyit Onbaşı’nın kendi ağzından öğrenelim isterseniz.
 “Toprağın altından çıktım. Baktım ki 13 arkadaşım şehit olmuş. Bir ben kalmışım. Bir arkadaşım Niğdeli Ali… Bir de Batarya Komutanı Yüz başı Hilmi Bey… Arkadaşlarım bu şekilde gözlerimin önünde şehit edilmesini içime sindiremedim. Anamın bana öğrettiği duaları okudum. Size izahını yapmayacağım bir şeyler oldu içime. Merminin yanına koştum. Topun vinci de bozulmuştu. O mermiyi bir kez kaldırdım. Niğdeli Ali beni biraz destekledi. Basamakları çıkarken kemiklerimin çatırtısını duyuyordum. Mermiyi namluya sürdüm. Patlattım. İsabet ettiremedim. Aynı olayı üç kez tekrar ettim. Üçüncü mermiyle onları en büyük zırhlarından “Ocean” (Okyanus demekmiş. Demek onlar zırhlıların Okyanus kadar büyük zannediyorlar.) zırhlısının dümen kısmında vurdum. Arkadaşım Ali ve diğer bataryadaki arkadaşlarım: “Vurdun onu Koca Seyid! Vurdun onu!” diye bağırıyorlar, arkamdan sevinç çığlıkları atıyorlardı. Gerçekten, o anda zırhlı etrafına dönmeye başladı. Denizin ortasında tam bir panik yaşanıyordu.”
 
‘’Onları siz öldürmediniz, ama onları Allah öldürdü; attığın zaman sen atmadın, ama Allah attı. Mü'minleri kendinden güzel bir imtihanla imtihan etmek için (yaptı.) Şüphesiz Allah, işitendir, bilendir.’’ Enfal suresi (8:17)
 
Aziz şehitlerimizin ruhu şad olsun , mekanları cennet olsun inşaAllah.
 
 
Ahmed TEVFİK
18.03.2011

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !