2012 YE DOĞRU & EL-KAHHAR

Son zamanlarda pek çok olayın sıradışı bir seyir izlediği sanırım hemen herkes tarafından kabul görecektir. Nasıl mı? Gün geçmiyor ki haber bültenleri büyük hadiseleri başlıklarına taşımıyor olsun.

Gün geçmiyor ki ,Dünyanın dört bir tarafından ve özelliklede bizim coğrafyamızdan yeni bir huzursuzluk ,yeni bir isyan, yeni bir çatışma ,yeni bir katliam haberi gelmiyor olsun. Gün geçmiyor ki yeni bir doğal afet haberi ‘’Son Dakika’’ başlığı ile ekranlarda yer almıyor olsun. Hatta bu yazıyı kaleme aldığım anda  bile Yeni Zellanda’da 7.8 büyüklüğünde bir deprem haberi TV kanallarında aynı başlıkla yer alıyor. Amerika’da devasa kum fırtınası ,Meksika’da kasırga ,Çin’de sel , İzlanda’da volkan vs.vs. . .   Bunların yanında iflas eden ülkeler , giderek ağırlaşan bir ekonomik kriz ,sosyal ve siyasal pek çok büyük hadiseler, gözaltılar, tutuklamalar , spordan sanat dünyasına pek çok şaşkınlık yaratan haberler. . .

Peki nedir Dünya’da değişen ? neler oluyor ? Artık sıradışı olaylar bile sıradan bir hal almaya başlamadı mı ? Tüm bu olaylar gözlerimizin önünde akıp gitmekte hiç şüphesiz ,ve Dünya artık değişmekte olduğunu haykırıyor adeta.

Şüphesiz ki her sebep bir sonucu doğuracaktır , bu aşamada tezimiz şudur :Şu an Dünya tamamen metafizik bir gerilimin içerisindedir ve özellikle 2010 senesinden sonra geri dönülmez bir yola girmiş bulunuyor ve bu durum daha belli bir süre devam edecek gibi gözüküyor. Evet ;Dünya büyük bir doğuma hazırlanıyor da diyebiliriz. Artık 2011 senesinin büyük kısmının geride kaldığı ve 2012 senesine yaklaştığımız şu günlerde bu ve benzeri olaylarda katlanarak artan bir çoğalma olacaktır. Özellikle 2012 senesi bu olayların zirveye ulaşacağı bir dönem olacaktır.(En doğrusunu Allah bilir)Tüm bu sıradışı olaylar ise belki de gözlerde ki gaflet perdelerinin kalkmasına sebep olacaktır ,çünkü aklı başında her kes bu olayların katlanarak artışı karşısında ister istemez bir şeylerin değiştiğini anlayacak ve bunun sebeplerini araştırmaya başlayacaktır. Bu sıradışı olayların hızla artması aslında Peygamber efendimizin (s.a.v) yaklaşık 1400 sene önceden bildirdiği AHİR ZAMAN alametleridir.

AHİR ZAMAN ; kıyamet öncesinde yaşanacak ve  insanlığın adeta finali olacak bir dönemdir ki ,bu dönemde Altın çağ olarak belirtilen ve ikinci bir Asr-ı saadet döneminin ve Kur’an ahlakının tüm Dünya’ya hakim olacağı ve adeta bir nevi Cennet hayatının yaşanacağı bir dönem olacaktır  inşallah. Ancak hiç şüphesiz bu dönem , bu büyük yeniden doğuş , büyük sancılar sonucunda oluşacaktır.

Resulullah (s.a.v) buyurdular ki :“Sevabın çokluğu, belânın büyüklüğüyle beraberdir. Allah, bir toplumu sevdiği zaman şüphesiz onları (sıkıntı, musibet ve belâlarla) imtihan eder. Artık kim bir (imtihan edildiği belâ ve musibetlere) rıza gösterirse, Allah’ın rızası (ve sevabı) o kimseyedir. Kim de (imtihan edildiği belâ ve musibetlere) öfkelenir (ilâhî hükme rıza göstermez) ise , Allah’ın gazabı o kimseyedir.”

[ İbn Mâce, Fiten 23, hadis no: 4034. ]

Bir Kur’an ayetinde ise şöyle buyurulmaktadır :  ‘‘ . . . İman edenler anlamadılar mı ki, Allah dileseydi bütün insanları doğru yola eriştirirdi. Allah'ın sözü yerine gelinceye kadar, inkâr edenlere yaptıkları işler sebebiyle devamlı olarak, ya büyük bir felaket gelecek veya o felaket yurtlarının yakınına inecektir. Şüphesiz Allah verdiği sözden dönmez.’’ [RAD 31]

 

Bir diğer ayette ise şöyle buyurulmaktadır :  ‘‘ - Biz hiçbir memlekete bir peygamber göndermedik ki  yalvarıp yakarsınlar diye ora halkını yoksulluk ve sıkıntıya uğratmış olmayalım.

- Sonra kötülüğün (sıkıntı ve darlığın) yerine iyiliği (bolluk ve genişliği) getirdik. .’’  [ARAF 94 – 95]

 

Bu gün Dünya’nın içinde bulunduğu bu kaos durumu bu ayetlerin birer tecellisi olarak gerçekleşmektedir. (En doğrusunu Allah bilir)

 

Yine bir ayette şöyle buyuruluyor : ‘‘Onlar ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kafirler istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır.’’             [SAFF 8]

 

Allah’ın nuru ;Kur’an ve Kur’an ahlakıdır , Efendimiz (s.a.v) “Ben, ancak güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim.” buyurmuşlardır. Yukarıdaki ayette bildirilen ‘‘Kafirler istemeselerde’’ hükmü gereği Allah’ın murad etmesi ile dilediğini yapmasına hiçbir güç engel olamayacaktır çünkü Allah ‘CABBAR’ ismi celili ile dilediğini zorla yaptırmaya kadirdir ‘‘Ve biz, önüne geçilebileceklerden değiliz.’’ [VÂKIA 61]

Bahsettiğimiz bu son derece önemli dönem olan Ahir zaman aslında Peygamber efendimizin (s.a.v) gelişi ile başlamıştır ancak bu dönemin son aşaması altın çağ olarak adlandırılmıştır. Altın çağ yani ikinci asr-ı saadet dönemi her türlü bilim , sanat , teknoloji , refah ve zenginliğin en üst seviyede yaşanacağı , savaşların , fitne ve kaosların son bulacağı ,tam bir huzur ve güven ortamının hakim olacağı , tam Kur’an ahlakı ve Resulullahın (s.a.v) dönemindeki haliyle her türlü hurafe ve bid’at tan temizlenmiş İslam dininin tüm dünyaya hakim olacağı çok kutlu ve bereketli bir dönem olacaktır İnşaAllah. Bu dönem aynı zamanda İslam itikadında çok önemli bir yeri olan ve hadislerde geleceği haber verilen iki kutlu şahsın önderliğinde gerçekleşecektir ki bu kutlu şahıslar tüm dünyanın hidayetine vesile olacak olan Hz Mehdi a.s  ve ayetlerlede kıyamet öncesi ikinci defa dünyaya geleceği müjdelenen Hz İsa a.s dır inşallah.

 

İsa (a.s) ın Dünya’ya ikinci kez gelişi bir ayette şöyle müjdelenmiştir.

‘‘Şüphesiz o (İsa), kıyamet saati için bir ilimdir. Öyleyse ondan (kıyametten) yana hiçbir kuşkuya kapılmayın ve bana uyun. Dosdoğru yol budur.’’                            [ZUHRUF 61]

 

Burada şu önemli vurguyu yapmakta yerinde olacaktır , İsa a.s  dan sonra bozulan Hıristiyanlıkta sanki Hz İsa a.s ın öldüğü gibi bir yanlış inanç hakim olmuştur ,ancak bu inancın yanlışlığı şu Kur’an ayeti ile sabittir.

 

‘‘Ve Biz Allah’ın resulü Meryem oğlu Mesih Îsâ’yı katlettik! demeleri yüzünden, onların başlarına belalar vererek cezalandırdık, kalplerini mühürledik. Oysa onlar Îsâ’yı öldüremediler, asamadılar da; öldürülen başkası idi, lâkin kendilerine ona benzer gösterildi. Îsâ hakkında ihtilâfa düşenler de bu hususta şüphe içindedirler. Bu konuda kesin bilgileri yoktur, zanna tâbi olmaktan başka bir şeye dayanmazlar. Onu kesinlikle öldüremediler. Doğrusu Allah onu kendi katına yükseltti. Allah aziz ve hakimdir.’’

[NİSA 157 – 158]

 

2012 YE DOĞRU

 

Yukarıda anlatmaya çalıştığımız tespitlerimizden sonra günümüzde yaşanan olaylar ve yakın gelecekte yaşanması beklenen bir takım olaylara dikkat çekmek ve bu olayları biraz incelemek yerinde olacaktır.

Şöyle ki ; daha önceki bazı yazılarımızda da kaleme aldığımız ve tüm Dünya’da da geniş yer bulan Maya Takvimi ve 2012 de beklenen kıyamet senaryolarının temeli neye dayanmaktadır?  http://tefekkurodasi.blogcu.com/hz-mehdi-nin-zuhuru-oncesindeki-buyuk-alamet-ve-maya-takvimi/9535704

Özetle söylemek gerekirse Mayalar ;büyük sayım denilen ve 25.625 yılda tamamlanan bir takvim oluşturmuşlardır.Bu periyot yani 25.625 yıllık dönem bir galaksi günüdür. Bu takvim her biri 5125 yıl süren 5 tane alt çevrimden teşekkül etmektedir. Mayalar 5125 yıllık bu alt çevrimlere  ‘çağlar’ adını vermişlerdir ve bu takvime göre şu an 5. Ve son çağ olan dönemin sonuna geliyoruz.

Mayalara göre 25.625 yıllık bir galaksi günü (büyük çevrim) 21.12.2012 tarihinde son bulmaktadır.

Bu sistemin esası şudur; Güneş sistemimiz Samanyolu galaksimizin merkezinde bulunan ve muazzam bir çekim gücüne sahip karadelik etrafında elips şeklinde bir yörünge izlemektedir. Bu yörünge üzerinde Güneş sistemimiz karadeliğe yaklaşıp uzaklaşmaktadır ,21.12.2012 tarihinde ise karadeliğe en yakın noktaya gelecektir ve o tarihten sonra başlayacak yeni galaksi günü yeni bir çağın başlangıcı olacaktır ,işte bu dönem beklenen Altın çağın başlangıcıdır,İnşaAllah. (En doğrusunu ALLAH bilir)   

 

                            

 

 EL-KAHHAR

 

Tüm bu anlattıklarımız çerçevesinde konuyu toparlayacak olursak ; 2012 senesi Dünya’nın dönüm noktası ve yeni bir çağın eşiğidir (En doğrusunu Allah bilir)

O halde bu dönemde olması muhtemel olaylar neler olabilir ?

Allah’ın kainatı yarattığı zamanda koyduğu kanunlar ki biz buna Adetullah diyoruz (fizik kanunları) gereği galaksinin merkezindeki karadeliğe en yakın yörüngeden geçecek Güneş sistemimiz ve Dünya bu karadeliğin muhteşem çekim kuvvetinin etkilerine maruz kalabilecektir ; bu sebeple muhtemeldir ki zaten artışı gözlenen depremler ,tsunamiler , seller ,  volkanik patlamalar , şiddetli kasırgalar vs. gibi doğal afetlerde çok fazla artış beklenmektedir ve  bu artış hayret uyandıracak şekilde ve etkileri bakımından yıkıcı sebelere neden olacak düzeyde şiddetli ve aralıksız bir seyir izleyebilir.Doğaldır ki böyle olaylar çok fazla can ve mal kaybına sebep olabilecektir.Bu yakınlaşmanın fiziksel etkileri olacağı gibi ruhsal boyutta da etkileri olacaktır ,bu etkiler korku ,depresyon , ümitsizlik halleri ,toplumsal buhranlar gibi kaotik hallerinde artışına sebep olacaktır.

 

Resulullah (s.a.v) bazı hadislerinde bu olayları şu şekilde haber vermiştir.

 

1/ "Ümmetimde zelzeleler olur. Öyle ki, bu zelzelelerde on bin, yirmi bin, otuz bin kişi ölür. Allah, bu ölümü muttakilere öğüt, müminlere rahmet, kafirlere ise azap kılar."

 

2/ ‘‘Barınacak evler, sizi taşıyacak hayvanlar bulamayacağınız zaman yaklaşmıştır. Çünkü evlerinizi depremler yıkacak, hayvanlarınızı yıldırımlar yakıp kömüre çevirecektir.’’

 

3/ ‘‘Hilafetin Arzı-Mukaddese ye indiğini görürsen bil ki, artık zelzeleler, kederler, büyük hadiseler yakındır. O gün kıyamet insanlara şu elimin başına olan yakınlığından daha yakındır.’’  Ebu Davud

 

4/ ‘‘…Depremler çoğalmadıkça, fitneler zahir olmadıkça, cinayetler çoğalmadıkça kıyamet kopmaz.’’

 

5/ ‘‘İlim kalkmadıkça, depremler çoğalmadıkça, zaman kısalmadıkça, fitneler zahir olmadıkça, cinayetler çoğalmadıkça kıyamet kopmaz.’’             Buhari, ibn-i Mace

 

Ve gerçekleşmesi muhtemel bu olaylar Yüce Allah’ın takdiri doğrultusunda                 EL-KAHHAR (kahredici) ismi celilinin tecellileri olacaktır. Belki de bu sayede insanlık  içinde bulunduğu gaflet perdelerinden sıyrılarak gerçekleri görebilecek ve şu an Dünya’da hakim olan ateizm , materyalizm ve sırf Allah’ı inkar etmek için uydurulmuş Darwinizm  ve benzeri batıl sistemlerin yanlışlığını anlayarak Hak olan Kur’an ahlakına yöneleceklerdir.

 

ALLAH (C.C) bir Kur’an ayetinde şöyle buyurmaktadır:

Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım

  ‘’. . .De ki: Allah, her şeyin yaratıcısıdır ve O, tektir, kahhar (kahredici) olandır.’’  RAD 16

 

SON SÖZ :

Önümüzdeki 15 Temmuzu 16 Temmuza bağlayan gece Berat kandilidir. Berat gecesi her insanın bir senelik  rızıklarının belirlendiği , hastalıkların ,hayırların , bela ve müsibetlerin takdir edildiği ve ölüm fermanlarının çıkarıldığı kısaca bir senelik kaderlerin takdir edildiği bir gecedir.Bu vesile ile bu gecede ve öncesinde yapılacak duaların ,tövbe ve istiğfarın çok büyük önemi vardır,özellikle bu Berat gecesi belkide çok daha anlamlı ve önemlidir .(En doğrusunu ALLAH bilir)

 

ALLAH (C.C) bir Kur’an ayetinde şöyle buyurmaktadır:

Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım

‘‘Kullarım Ben’i senden soracak olurlarsa, bilsinler ki Ben pek yakınım. Bana dua edenin duasına icabet ederim. Öyleyse onlar da dâvetime icabet ve Bana hakkıyla inanıp tasdik etsinler ki doğru yolda yürüyerek selâmete ersinler.’’ [BAKARA 186]          

 

Ahmed TEVFİK

10.07.2011

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !